Follow by Email

1 Mart 2012 Perşembe

İyi Cüceler'de Elişi Çalışması

İyi Cüceler Kitabevini, Kuzey yürümeye başlayıp da Beyaz Fırın'ın park ve kurabiyelerinin müdavimi olduğunda keşfetmiştik. Eskiden yeri Erenköy Beyaz Fırın'ın tam karşısındaydı ve çocukla alışveriş yapmanın sıkıntı yaratmadığı ender yerlerdendi.

Eve dönmeden önce mutlaka uğruyorduk. Kuzey'in ahşap oyuncaklarının , puzzlelarının ve İngilizce kitaplarının nerdeyse tamamını beraberce inceleyerek keyifle oradan aldık. Ve tepe tepe de oynadık, okuduk, öğrendik.


Daha sonra taşındı ve bize daha da yakına geldi:) Caddebostan Mado'nun hemen neredeyse yanında yeni yeri. Daha fazla detay  ve adres için http://iyicuceler.com/ adresini inceleyebilirsiniz.

Bu sabah da yine yeni yerinde, 2+ yaş grubu için hazırlanan elişi etkinliğine katıldık. Bir Mart klasiği olarak soğuk hava geri dönüp, bir de kar yağışı başlayınca, Göktuğ yine koştu geldi bizi taşımak için. İyi ki de gelmiş,bu sıralar 2 yaş inadı nedeniyle "ben yanlız inicem,sen görünmeeee" diye dört kat merdiveni tek başına inme huyu edinen oğlum, Göktuğ aşağıda bizi bekliyor deyince, elimi tutup tıpış tıpış indi merdivenleri.

Göktuğ'a yapılan sevgi gösterileri eşliğinde, zaten kısa olan yolumuz, indi bindi olarak gerçekleşti ve indiğimizde "yaşassıııın yiyi cücüler pitapçısııııı" diye kapısında yaptığı seranatlarla içeri girdik.

Aslında çoğunlukla telaffuzu güzel olmasına rağmen, ısrarla hala yanlış telaffuz ettiği bir kaç kelime var; gokuz, porkatal, pitap,yiyi cücü gibi ama o kadar şeker ki, bunları düzeltmek içimden gelmiyor. O kadar da çabuk büyümesin:)

Ben kitabevinin bu yeni formundan çok daha fazla hoşlandım. El değiştirmeden önce de çok güzeldi ama şimdi düzenli yapılan faaliyetlerle, müzik dinletileri ve okuma günleriyle gerçekten çocuklarımızı besleyen, özgürce dolaşarak, karıştırarak seçme ve karar verme süreçlerini doğal ortamında destekleyen bir yer haline geldi. Umarım hep böyle kalır.

Gelelim yaptıklarımıza, aslında yaptıklarım desem daha doğru.:) Kuzey bir yapıştırdıysa ben iki yapıştırdım. "patron kim unutma, yapıştır bakiim anne" dercesine, talimatlarıyla pek güzel çalıştırdı beni.

Renkli karton ve keçeden önceden hazırlanmış parçaları, yapıştırıcı ve ip kullanarak birleştirdik, kar efekti için sim kullandık, boyadık ve sallanan bir maymun, kapı süsü, kağıttan bir korsan kuklasıyla kedi kafalı bir kitap ayracı yaptık.




Bu tip faaliyetlerin küçük kas hareketlerinin gelişimi, el göz koordinasyonu ve detaydan bütüne hayal gücünü çalıştırmaya faydası büyük. Ancak yine de çok şey beklememek gerek ve biraz da yönlendirmek gerekiyor. Benim içinse, oldukça utangaç, sakin ve uslu oğlumun kalabalık içinde biraz daha rahat olması, yaşıtlarıyla olması, isteklerini bana değil karşısındakine söyler hale gelmesi, utangaçlığını yenmesi ve tabi bunları eğlendiği, güven duyduğu bir ortamda yapması daha öncelikli.

Bugünkü etkinliğe benim en yakın arkadaşlarımdan Ebru'da oğlu Timur'u getirmişti. Ben etkinlik sonrası içerde alışverişimi yaparken onlar Timur'la ve kalan bir kaç çocukla  birlikte ağaç eve tırmandılar ,oyuncakları keşfettiler. Bizim cücelerin keyfi o kadar yerindeydi ki kesmedik ,oyuna bizim evde de devam ettik.:)

O kadar çok resim çekmişiz ki dört bir koldan, amatör kolaj yapmayı denedim bu kez:) umarım net görünüyordur.







Yapılan herşey babaya yapılıyor ya, akşam yine "bak babacııım senin için neler yaptıııım" diye gururla eserlerini gösterdi. Bu keyifli gün için İyi Cüceler'e çok teşekkür ediyoruz.

(Kuzey 2,5 yaş)

Hiç yorum yok: